Cinderella’s Sister

İlk çıktığı günden beri aklımda yer edinmiş, ama bir türlü izleyemediğim bir diziydi CS.Geçenlerde arkadaşın bilgisayarında tüm bölümler hazır bir şekilde görünce dedim artık izlemenin vakti gelmiş anam! Vizelerle finallerin arasında izleyip bir çırpıda bitirdim.Diziyi izlemedeki ilk sebebim ise başroldeki Ki Hoon (Cheon Jeong-myeong ) dur :D Çok sempatik bir suratı var yahu :P

2. sebebimde dizinin ismi bana çekici gelmişti severim genelde bu tür uyarlamaları.Diziye dönecek olursam kısaca; Eun Jo annesi ve  annesinin çorap değiştirir gibi değiştirdiği adamlarla bir gün orda bir gün burda yaşamaktaddır.Eun jo, annesinden,annesinin birlikte olduğu erkeklerden,hatta yaşamaktan dahi nefret etmektedir.Bu vakte kadar yaşadıkları Eun jo’yu kaba,duygusuz,sinirli,insanlara güvenmeyen,dünyaya nefretle bakan biri haline getirmiştir.Taa ki, annesi bu kez hedefi tam 12den -Hyo Sun’un babasına- vuruncaya kadar.Hyo Sun’un babası içki üretim tesisi olan zengin bir adamdır.Eun Jo’nun annesi onu elde edebilmek için elinden geleni yapar.Ama bu iş hiç de zor olmayacaktır çünkü anne sevgisine aç Hyo Sun onu annesine benzetir ve onun annesi olmasını çok ister.Eun Jo’nun annesi sonunda istediğini elde edip Hyo Sun’un babasıyla evlenir.Eun Jo ve Hyo sun artık üvey kardeştirler.Hyo Sun en başından beri herkese karşı çok sevecen ve güleryüzlüdür.Eun Jo’ya yaranabilmek için kızın yapmadığı şaklabanlık,dökmediği göz yaşı kalmamıştır.Ancak taş kalpli Eun Jo’ya bir türlü kendini sevdirememiştir.Bazı yerler masaldakine paralel gitmiş bazı yerler pek gitmemiş.Hyo Sun’un babası hayattayken Hyo Sun prenses gibi yaşamaktadır.Eun Jo’un annesi herkese karşı çok nazik ve iyi davranmaktadır.Özellikle Hyo Sun’u öyle pohpohlamaktadır ki yeri gelir göz boyamak amaçlı kendi öz kızına tokat atar.Ama Hyo Sun’un saltanatı babasının ölümüyle son bulmak ne kelime yerle bir olur.Özellikle bu sahnelerde benim bile içim kıyılmıştı kıza ya.Bir insan gerçek yüzünü gösterir de be kadın bari biraz bekleyeydin, yada yavaş yavaş göstereydin.Babasının daha cenazesi kalkmadan Hyo Sun dış kapının dışının dışının dış mandalı olmuştur.Babasıyla birlikte Hyo Sun elindeki çoğu şeyi teker teker kaybetmektedir.Ve bunlardan Eun Jo’yu suçlamaktadır.

Sizde dizi boyunca bir insanın nasıl bu kadar taş kalpli olabileceğine benim gibi şaşırabilirsiniz.Eun Jo, çoğu zaman beni deli etsede -çünkü bir insanın kalbi hiç mi yumuşamaz- rolünün hakkını sonuna kadar vermişti Moon Geun Young.

Hyo Sun, sonradan azıcık kötü olsada dizi boyunca bu kıza çok acıdım yahu.Dizi boyunca o kadar çok ağladı ki nerdeyse babası öldükten sonra her bölümde ağladı :D Tek istediği mutlu,sevgi dolu bir ailedir.Düşünün annesinin onu aslında hiç sevmediğini, yalandan göz boyamak için ona yapmacık davrandığını bildiği halde bile hala annesine en ufak bir kötülük düşünmeyen, annesinin her türlü pisliği ortaya döküldükten sonra bile annesinin gitmesini istemeyen delicesine sevgiye muhtaç biridir.Ki sonradann Eun Jo’ya karşı yaptıklarıda hepsi Eun Jo’nun kendi suçu bence.Birazcık kıza insancıl davransaydı kız öyle olmazdı.

Cinderella Sister Lee Mi Sook

Kang Sook,  Eun Jo’nun annesi.Ben bu kadına bayıldım ya dizi boyunca beni çok güldürdü.Yalnış anlamayın komik biri değil.Aksine çok kötü cadının biri.Kötü ama yok onun gibisi :D Ne dediğimi anca izleyince anlarsınız anlatılmaz izlenir.

image

 

Myung Wol The Spy

-İlk baştaki yorumlarımdan ötürü sanırım yalnış anlaşıldı; dizi gayet güzel ben sevdim tabi sonu hariç.Hiç değilse bi Eric’e bakın kapatın 

Merhabalar arkadaşlar..Diziyi şimdi bitirdim. Anlamıyorum şu senaristleri ya nedir bu son bölümde diziyi 180 derece evirip çevirme isteği? Böyle yapınca daha iyi olduğunu mu sanıyorlar? Ya da son bölümde “biz şu ikiliyi ayıralım hee bide araya yıllar koyalım sonra tekrar buluşturalım ooo yenmez acısından süper olur” mu kafaları? Ne vardı o kaza olmayıp buluşalardı ölür müydünüz?! Şimdi kim açıklayacak bana nasıl ölmedi bunlar o kazada? He tut ki ölmedi nerdeydi 1 sene? Bu sorular neden havada bırakıldı? -diziyi eksik izlemedim olay budur değil mi çingular?-

Ahh be Nefertitimm önceden haber vereydin hiç bulaşmazdım bu illete demeyi çok isterdim ama hiç değilse temkinli izlerdim.Neyse yapacak birşey yok hiç değilse güzel sahneleri düşüneyim o sonuda unutayım.18 olmadan hatta 17 yide keseyim tam bunlar evlenirkeneee “cut” :) Heh iyi böyle :D

Düşünüyorummm…ımmm evet başlıyorum o izlenilesi sahnelerden ve kişilerden.Ama bakın yukarıda açıkça belirttiğim gibi sonu izlemeden kapatın böylesi akıl sağlığınız için daha iyi.-Yok böyle blogger bakın sizi nasılda düşünüyorum :D -

Öncelikle o muhteşem varlıkla başlamak istiyorum söze.Kim mi tabiki de Eric Moon.Yaa ben ne yapayım nerelere gideyim bilemedim yok böyle bi nescafe’lik.En önemli 3 unsuru kendinde öyle bir toparlamış ki ona vurulmamak için kaçış sansınız yok.Yeri geldiğinde dünya tatlısı, acayip karizma ve dehşet sexy! :D Ne bileyim böyle garson bana bi “Eric” diyesim var.Evime alayıp o bana arada hani şu karizma patlaması gülüşü varya o suratla baksın haa ara bide sarılsın :) :)

Yok çingular anladım ki ben evde kaldım bu kore dizileri yüzünden.Sürekli böyle beyaz atlı prensin ultra versiyonlarını izlemekten kimseyi beğenmez oldum..Bulupta birini evlenebilirsem iyidir.Yoksa 60ıma kadar kör topal evde hala Eric Moon’ları Go Soo’ları kesicem..Tüh bak hatırlattınız onunda elden gittiğini moralim hepten bozuldu..

Evet iyi düşünüyorum ve devam ediyorum.Diziyi izlememişler nedir bu dizi diyorlarsa 2 cümlede anlatayım.Kuzey Kore’den ajan Myung Wol (Han Ye Seul) gelen emir üzerine Hallyu star Kang Woo (Eric Moon) ile evlenip onu Kuzey Kore’ye götürmek zorunda.Biliyorum bu konuyu okuyunca sizde benim gibi bu ne saçma salak konu diyorsunuz.Ama ben çoğu şey acayip saçma olmasına rağmen ısrarla izlemeye devam ettim.Göz yumdum bunlara.Konuyu anladığınızı varsayıp en sevdiğim karakter çekiştirmelerine geçiyorum.

Kang Woo, yukarıda da bolca bahsettiğim gibi görmeniz gereken biri.Dizide karşımıza Hallyu star, her zaman ki gibi kendini beğenmiş iddialı bir Kang Woo olarak çıkıyor.Yine her zamanki gibi onunda geçmişte derin anıları, ilerde açıklığa çıkacak bazı sırları var.Merak ediyorum acaba ne zaman her ana karaktere bi ruhsal sorun veya sorunlu bir geçmiş yapıştırmayı bırakacaklar.

Han Myung Wol, Kuzey Koreli bir ajan.Görevide – yerim görevini ohh kebap- Kang Woo’yu kendine aşık etmek.Ee ne var bunda diyorsanız aşk’ın a’sını bilmeyen bir kızla ne kadar mümkünse o kadar işte.Ama muhteşem akıl hocaları sayesinde sonunda görev yerine getirilir.Han Ye Seul’u Will It Snow For Christmas dizisinden de izlemiştim.İyidir hoştur HYS kaplumbağa hızında konuşmasını saymazsak.Ama bu dizide en çok hoşuma giden yanı HYS’ün giyimiydi.Tam anlamıyla bayıldımmm..Beni tanıyanlar blazer ceket ve gömlek hastası olduğumu bilirler.Dizi boyunca HYS’un tam tarzım doğrultusundaki kıyafetleri tam günlük şıklığa örneklerdi.Topuklu ayakkabılarını çok sevdim ayrıca :)

Yoldaş Choi Ryu, nam-ı diğer acıların adamı..Onun çektiğini kimse çekmedi…Aslında haketti bunları en başta çok kızmıştım bir insan sevdiği kadını nasıl başka erkeğe iteleye iteleye gönderir diye ama sonra yine üzüldüm haline.Ama yiğidi öldür hakkını yeme on numara olmuştu,tipiyle duruşuyla olsun sonuna kadar hakkını verdi rolünün.Sonunda hiç değilse Jo In Na ile olmasını isterdim.Yada mutlu yaşamasını falan..Böyle bi karakteri o şekilde ortada bırakmalarından hiç hoşlanmadım.
Yukarıdaki sahnede çok gülmüştüm.Cidden Choi Ryu koca dizi boyunca çok nadir güldü..Ama gülmediği zamanlar daha karizma :)
Ve sonuncuda, şımarık Joo In Ah..normalde 2. elemanları pek sevmem uyuz olurlar ama nedense JIA’ı çok sevdim.Konuşması çok komikti, ilk başlarda ortalığa savurduğu 3. tonda “yaa” lı biten cümleler hemen dikkatinizi çekecektir.Belkide sevmemin sebebi sonunda doğru yolu bulması ve Choi Ryu’ya sürekli yardım etmeside olabilir :)
İşte bunlar benim izlerken büyük keyif aldığım sahneler.Kang Woo’nun Myung Wol’dan hoşlanmamak için gösterdiği büyük çaba.Vee zafer Myung Wol’unn :D

Myung Wol’un tuvalet kağıtlarını rehin aldığı sahne :D

Eteğinin devamı nerede??

Senaryoyu uzat! :D

Hahahaa burayada çok gülmüştüm :D :D

Eveet bir duygu düşünce selininde daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.Allah bilir siz bunu çoktan izlemiş rafa kaldırmışsınızdır lakin mazur görün ben bu kaplumbağa hızımla anca yetişebiliyorum.Ama geçde olsa yazmaktan hoşlanıyorum..Ben yazarken keyif aldım umarım beğenerek okursunuz.Haydin bir sonraki postta görüşmek dileğiyle :)

City Hunter – “Şiti Hanta” :D

Merhabalarrrrr herkeseee!! :D Bugün pek bi enerjiğim,mutluyum.Tatilden yeni dönmüş bulunmaktayım.Gerçi tam anlamıyla tatil sayılmazdı hem çalıştım hem gezdim hem dinlendim birleşimi birşeydi :D Çalışmaktan kastımda öyle maaşlı bir iş değil anneannemlerin fındık tarlası varda onlar için maaile fındık topladık..Ne kadar zor bir iş bilmem bilirmisiniz.Fındıkları mideye gümbürt diye indirirken daha yavaşş olun,bizi düşünün :D :D Şaka bi yana gerçekten zor iş, Rabbim herkese yardımcı olsun.Neyse, gördüğünüz gibi evde değildim,bilgisayarımdan ayrı olduğum için bayatlamış bir yazı okuyacaksınız.Ama ne yapayım yazmazsam içimde kalır, insanlar bilgilensin,onlarda bu güzellikten mahrum kalmasınlar istiyorum.Neden mi bahsediyorum -ne aptalca bir soru zaten başlıktan anlaşılıyor :D –  “şiti hanta” dizisinden :D :D Ya ölüyorum şu korelilerin ingilizce özürlerine :D

Dizinin konusundan bahsedersem ; Lee Yoon Sung(LMH) ‘un babasınında içinde olduğu bir ekip yıllar önce kendi ülkesi tarafından öldürülüyorlar.Ve bu ekipten sadece tek bir kişi sağ kurtuluyor oda Yoon Sung’un bi vakte kadar babası sandığı Lee Jin Pyo.Jin Pyo kurtulunca arkadaşlarının intikamını almak için en yakın arkadaşının çocuğunu -ki oda gerçek çocuğu değil- yani Yoon Sung’u kaçırıp kendi büyütür.Tabi çocuğu bu intikama tam teşkilatlı bir şekilde hazırlar,eğitir.Yıllar sonra Yoon Sung büyür kocaman delikanlı olur -vuuuu ne delikanlı ama :D – ve babasının intikamını almak için Kore’ye geri döner.Ve teker teker düşmanlarını alt etmeye başlar.Kabaca konusu bu.Ama bunun dışında elbetteki taşan bir senaryo var.Tabi ondan bahsetmeyeceğim izleyip görmeniz lazım ben size kısaca olaylar ve karakterler hakkında birkaç birşey söyleyeceğim.

İlk olarak Lee Yoon Sung, aslına bakarsak kimbapsushi’nin dediğine bende katılıyorum gerçekten parıltısı fazla kaçmış bir karakter.Bazen izlerken Cüneyt Arkın sahneleri izliyorsunuz ,yok be yuh artık falan diyorsunuz.Onun haricinde LMH’un bence bu dizi şaha kalktığı zamandır.Dizide LMH’yu sevmeyen biri bile – ki hiç sanmıyorum öyle biri varmı :D – bu çapkın,çoğu zaman kaba kişiliğe aşık olur.Giyimi her zamanki gibi çok güzeldi.Ayrıca arabasınada bayıldım yaaa bende istiyorummm :D

Photobucket

İşte..Nasıl anlatsam ne desem bilemiyorum..Bu adamı düşündükçe ellerim titriyor :D Şaka bi yana cidden bu diziyi dizi yapan en önemli karakterdir bence.O nasıl bir karakterdir, o nasıl bir “hiç değişmeyen surat ifadesidir” :D Adamı diziyi durdurup öpesim geldi ya kaç kere :D Hani böyle kurnaz kurnaz gülmesi varya :D Dizide kılıktan kılığa girdi mübarek.Erinmedim sizler için onları buldum buluşturdum.

Kim Nana, dizideki ve gerçek hayattaki aşkı..ühühühü..Yalnış anlamayın bu ilişkiyi onaylamadığımdan değil gayet hoş bir çift olmuşlar sadece..işte yiğidim.. :D Nana, rolü icabı tipik bir karakterdi.Ailesi olmayan, tek başına tüm yükü sırtlanan,deli gibi çalışan,fakir vs vs. Ama çok tatlı bir kız yaa hele ki o nasıl güzel dişler,gülüş..Ayrıca kızın giyimide çok hoştu yaa taktığı çantalarada bayıldım :)

 When Prosecutor Kim Young Joo doesn’t wear a suit.

Hahaha bu savcıdan nasıl bahsetmem :D Kim Yeong Joo, acayip karizmaydı ya dizi boyunca helede baskına gelir gibi ” Ben Seul Savcılığından KYJ” demesi çok karizmaydı :D Allah içinde yakışıklı bir kardeşimiz :D Ama bu uyuz senaristler onuda öldürdüler..

Sonra Kim Yeong Joo’nun eski karısını çok beğendim yaa bir insan anca bu kadar zarif olabilir..Çok tatlıydı..Sonunda dedim ne güzel bunlarda birlikte mutlu mesut yaşasın ama olmadı..

User_458400_user_458400_13104553751

Acuşşiimmmmm canım benim yaa kabak kafam :D Bu adamıda dizi boyunca çok sevdim yaa çok sempatikti :) O yandaki iki tülek saçınıda düzleştiresim geldi hep :D

Photobucket

Takıldığım noktalardan biride adamı saklamak istiyorsunuz tamamda ben bile tanıdıysam :D onlar nasıl tanımıyor yanı küçücük bir maske takmakla sanki çok mu tipinin değiştiğini sanıyorsunuz.Ayrıca korede kaç tane o boyda adam var ya hepsi kısacık :D

Hele bu No Min Wo kılıklıda neydi yaa bakışlarından tırstım valla..

Ders sahneleri çok hoştu :) :) :)

Dizide bir kaç tane aksaklık vardı göze çarpan..izlerken direk farkediyorsunuz..onlardan bir tanesini sizler için paylaşıyorum.Hangi bölümde olduğunu hatırlamıyorum ama bir bölümde Yoon Sung babasının evinde sinirle eline bi bıçak mı ne sokuyor masanın altından gösteriyor kanlar akıyor..sonra Yoon sung bi ayağa kalkıyor elinde kan man yok :D Buyrun sizde bakın :D

Sonuna gelirsek, berbat değildi ama her zamanki gibi daha iyi olabilirdi.Mesela Lee Yoon Sung öldümü ölmedimi ben anlamadım :S Ayrıca babasının ölmesini değilde intikamdan vazgeçip sade bir yaşam sürmelerini umut ettim ama olmadı.Sonra, başkan ve annesinin bir araya gelip konuşmalarını falan bekledim ne bileyim adam hala seviyor gibiydi..

Ve son olarak dizinin harika ostsinden bahsedip yazıma son veriyorum.Özellikle bölüm sonlarında çalan Suddenly parçası dilimden düşmek bilmiyor..Onun haricinde So Goodbye şarkısıda hoştu..Daha bir kaç tane daha hoş şarkı var indirin derim size :)

Şimdilik esen kalın..Kendinize çokk çokk dikkat edin..Sizi seviyorumm :) :)

You’ve Fallen For Me – Vakit kaybı..

You’ve Fallen For Me yada bir diğer adıyla ve kanımca çoğu kişinin kısa oluşundan tercih ettiği bir diğer ismi Heartstrings,en yeni,en taze dizilerden biri.Tazeden kastım; hem yeni yayınlanmış olması hemde içindeki tazecik,gencecik çıtırcıklardan dolayı.Hikaruivy çingumun dediği gibi nerde genç güzel yakışıklı var toplayalım demişler :D Dizi hakkındaki kişisel yorumlarımdan önce dizinin konusundan birazcık bahsedeyim.Başrollerini 2 sevdiğim insan, Park Shin Hye ve Jung Yong Hwa oyunuyor zaten dizide o kadar çok dikkatinizi çekecek düzeyde genç oyuncu var ki bazen başrolleri gözünüz aramaz oluyor.

Dizimizin narsist prensi Lee Shin (JYH) üniversitede modern müzik öğrencisidir.Tüm kızlar ona hasta hatta belki erkekler bile dermişim :D -ne var olabilir :D :D –  Tabi bunda Lee Shin’in yakışıklı,yetenekli,cool karakterinin yanında The Stupid adlı grubunda lideri olmasının payı büyük.Hehh gelelim şu konuya; bu ne saçma grup ismi ya anlamadım gitti kim grubunun adını aptal koyar ki? Yalnış mıyım dostlar :D Bana göre saçma neyse zevkler ve renkler falan filan..

Park Shin Hye’ye bu saç çok hoş olmuş  ben çok beğedim :) Lee Kyu Won (PSH),Lee Shin ile aynı okulda ama bu Geleneksel Müzik bölümden okuyor.Dedesi yüzünden gelenekler arasında kalmış,dış dünyadan bir haber şekilde büyümüştür.O kadar ki tüm milletin ölüp bittiği The Stupid grubunu bile bilmemektedir.İlk başlarda Lee Shin’den nefret etmektedir daha doğrusu ilk 2 bölümde desek daha doğru olur çünkü burdada bi düzensizlik gördüm.Kyo Won ilk bölümde öyle bir nefret belirtisi verdi ki herkese,dedim ‘ahaa bu kız baya bi süründürcek heralde oğlanı’ ..Bi o kadar da hakaret etti çocuğa..Anaa ! daha nerdeyse 1 bölüm geçmeden kız pat diye aşık oldu.İnsan utanır biraz o kadar hakaret ettin,sana nasıl aşık oluyorlar vs. de,sonra git kendin aşık ol..Kızın biraz daha zıtlaşmasını beklerdim o kadar çıkardığı tantanaya karşın.Ayrıca diğer takıldığım mevzuysa, dizi boyunca Kyo Won’un odunluğu ! Ya tamam anlıyorum kendinizi çok muhafazakar göstermeye çalışıyorsunuz ama olmuyor..Çocuk sarılıyor mesela kızda tık yok..İnsan bi karşılık verir sarılır yada güler birşey yapar dimi yok sap gibi durdu kaç defa.

                                                                  ********

Dizi  beklentimi hiç mi hiç karşılamadı..Gerek o cıvıl cıvıl resimler olsun,gerekse oyuncu kadrosu olsun faso fiso.Hele son 2 bölüme değinmiyorum zaten gene yaptılar yapacaklarını saçma sapan b*k edip çıktılar.Ya kardeşim madem yetişmiyor bölümler uzat Allah Allah bi kriter mi var illede diziler 16 bölüm olacak vs diye.Sonunu kadar,-pardon son 5 dakika desem yeridir (!)- çiftimizi ayrı tutmak, ekşınn katmak için gereksiz sahnelere yer verilmişti.Goya bizi mutlu göndercekler ya, nasıl olursa olsun şu çocuklar bir sarılıp öpüşsünler tamamdır ! niyetiyle son 5 dakikadada birleştirdiler.Yeni bitirdim ya sinirim geçmedi daha :D Neyse, genele dönersek te, ortada çok kişi ve olaycıklar vardı.Benim daha çok  görmek istediğim eğlenceli romantik bir çiftin aşkıydı..Dizi boyunca bence ikiliye çok az yer verildi..

Yönetmenimmmm :) Dizide en sevdiğim kişiliklerden biride Broadway’li yönetmendi..Dizi boyunca çok şekerdi :) Yönetmen ve Kyu Won konusunda da ortada bir karmaşa vardı.Bir ara yönetmeni Kyu Won’a aşık eder gibi yaptılar sonra vazgeçtiler.Onlarda daha karar verememiş galiba :D

 Sonra diğer bi ters olayda bence müzikaldeki başrol oynayan çocuk varya adını hatırlyamıyorum işte o çocuğun dizideki 2. oğlan olacağını düşünmüştüm ama olmadı.Çocuğu öyle ortalıkta heba ettiler boş boş.

Heralde ilk defa 2. şahıs bir baayan  çıkıp ortalığı karıştırmadı.O yüzden sevdim ben bu gaciyi :D En başından beri olması gerektiği gibi doğru düzgün bir öğretmen oldu.

Photobucket

İşte bunlarr ! :D Dizi boyunca koparttılar beni özellikle şu soldaki ikisi :D Tiplere kopmamak elde değil ya :D :D

Dizinin tek elle tutulur tarafı şüphesiz harika şarkılarıydı..İlk bölümden dilinize dolanmamasına imkan yok.Ne yapayım diziden birşey çıkmıyor bari müziklerini dinleyin derim :) Sadece tek şarkı paylaşıyorum devamını siz girin youtubedan dinleyiverin gari :D

 

Lie To Me

Bu yazım en son izlediğim dizilerden birine, Lie To Me’ye ayırmaya karar verdim.Yoon Eun Hye’yi severim genelde oynadığı dizilerde iş var..İzlenmeye değer oluyor yani :D Bu son dizisini beğendim ama harikada değildi açıkcası..Ama izleyin yani vakit kaybı olmaz ama gözünüz daha yükseklerdeyse pekde size göre olmaz kanımca..Çünkü hikaye acayip banel..Arada yaptıkları sıçramalar haricinde bildiğimiz kore dizisiydi..Ama siz YEH’in harika saç rengi,yakışıklı Ki Joon için izleyin yinede..hatta YEH’in her zamanki gibi topuklu ayakkabıyla yürü(ye)mesi karşısında kopun :D :D Neyse ben diziden notlarıma geçeyim..Öncelikle kısaca konu özeti;

Gong Ah Jung yani YEH, Kültür Bakanlığında bi memur..Ve bunun yıllar önce çok sevdiği Jae Bum’u en yakın arkadaşı Yoo So Ran’a kaptırır..Ve bu kazığı yıllar boyu unutamaz..hep bunun ezikliğini yaşar.Yoo So Ran’dan ne kadar nefret etsede  karşısında kendini hep ezik ve yetersiz hisseder.Bir gün yine Soo Ran’ın iğnelemeleri karşısında dayanamaz ve evli olduğunu söyler.Birkaç defada Worl otelin CEO’su Hyun Ki Joon’la görülünce samimi bir sekilde vede YEH’nin herşeyi başlatan “Yoboo na yogisso” sözünden sonra ortalığı ikisinin evli olduğu dedikodusu alır götürür.İşte herşey böyle başlar ilk başta Ki joon istemesede sonradan oda bu oyuna dahil olur..Geriside artık tahmin edebileceğiniz gibi .. :D :D

YEH her zamanki YEH burdada ! Bir insanın oynama tarzı hiç mi değişmez yaa..ama yinede her seferinde kendini izlettirmeyi başarıyor..Özellikle burdaki saç rengine bayıldımm :) :) bu arada büyük kaosa sebep olan saç boyatma mevzun sonunda istediğime yakın ilginç bi renkle sonlandı :D :D Neyse YEH geri dönersem; bu kıza sakar,sapaklı haller inanılmaz gidiyor bence :D tipine çok yatkın :D Hepinizin bildiği gibi gülüşüne bayılıyorum YEH’nin ama şuda bi gerçek ağlayınca inanılmaz çirkin oluyor yaaww :D bu dizide bunu bi kere daha görmüş oldum balığa benziyor resmen..

Hyun ki Joon..ilk defa kafamı karıştıran bi koreli..Çünkü sevmekle sevmemek arasındayım..İlk bölümlerde gayet yakışıklı ve karizma olduğu halde sevmemiştim,ilk bölümler olduğu için sonradan severim dedim ama hala tam anlamıyla sevmiş değilim.Çünkü bana rol yaparken aşırılığa kaçıyor gibi geldi..Genelde sevmem ben bu tarz oyuncuları..Mesela BKM’deki Ayça..o kızıda hiç sevmiyorum çok aşırıya kaçıyor..Neyse işte uzun lafın kısası u.l. -ıyy tamam kesiyorum kusuruma bakmayın siz bu günlerde çok daraldım,bi dönüm noktasındayım..ona verin ve görmezden gelin..Evet uzun lafın kısası pek kanım ısınmadı ama seveni çok o yüzden siz bana bakmayın bi şans verin ona :D

Yoo So Ran’dan bahsetmek istiyorum ben diğer önemli karakterlerden önce,çünkü sen nasıl bişeysin ya öyle :D Koptum ekran karşısında sen her hasedinden çatladığında :D Hele o surat ifadeleri yok mu :D :D

Oh Yoon Joo ise bizim esas oğlanın eski yavuklusu :D Genelde eski sevgililerine gıcık olurum ama bu kızı sevdim..Birincisi ; diğerleri gibi çok zorluk çıkarmadı hemen aradan çekildi.Hemde gerçekten sevdiğini taa içerlerimden bi yerlerden hissettim :D :D kendim kapıya koyulmuş gibi üzüldüm..Allah için çok da güzel kız :D

Hyun Sang Hee de Hyun Ki Joon’un kardeşi..Bu şahsiyetede acıdım ya kimi sevse yasak..Onun suçumu sanki Allah Allah deyip arada diziye dalasım geldi..Eğlenceli bi karakterdi sevdim onuda..Bide nedense çok alakasız bende biliyorum ama çocuğu görür görmez aklıma en sevdiğim filmlerden biri olan Romeo Ölmeli’deki yuvarlak gözlüklü Russel Wong geldi..biliyorum alakaya maydanoz ama nedense öyle hissettim :D

Kafede çalışan, Gong Ah Jung’un babasını seven teyzeyi sevmedim :S

Hyun Ki Joon’un sekreterini sevdim..Kadın ilk başta neydi sonradan ne oldu yaa :D İşte ne anlıyoruz burdan “çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır” :D :D

Aşağıdaki sahneler adrenalin seviyesinin yükseldiği anlardı :D Ama en sevdiğim kola sahnesi oldu :D kıh kıh kıh :D :D Tabi resimler size yeterli gelmeyecektir sahneleri anlamanız için izlemek lazım :D

burası değil birazcık sonrası :D :D :D

Ostsinden daha sonra bahsedip güncelleyeceğim burayı..Şimdilik hoşçakalınn :) :)

Muhteşem Kraliçe / Queen Seon Deok

Geçen gün biraz araştırıyordum Muhteşem Kraliçe dizisi hakkında hiç blog yazısı yazılmadığını gördüm.(yazan varsada ben görmedim :D ) Dedim böyle harika bir dizi nasıl olurda blogları süslemez :) O yüzden bende bu yazımda Muhteşem Kraliçe dizisinden bahsedeceğim.Tabi hatırladığım kadarıyla..bunuda önceden izlediğim için her şey net değil.İlk bölüm biraz saçma gibi gelsede izlemeye devam etmenizi şiddetle öneriyorum.Zaten sadece ilk bölümde mi ne böyle biraz doğaüstü şeyler vardı.Neyse ben konuya gelirsem, dizimiz Şilla adında bir ülkede geçiyor.Burda,bir kehanete göre eğer kralın ikiz çocukları olursa kutsal kemik soyunun tükeneceğine,kralın daha erkek çocuğunun olmayacağına inanılır.Baş rahibe bunu önceden görür ve hemen Mühürdar Mi Shil’a haber verir.Tahtta gözü olan Mi Shil doğumu beklemeye başlar.Kral Jinpyeong’un Baş Rahibe’nin dediği gibi ikiz kızları olur.Ve kızlarından birini hizmetçileri Sowa’ya verip ordan uzaklaşmasını ister.Mi Shil’ın tüm engellemelerine karşı çocuğu alıp kaçmayı başarır.Mi Shil’da peşlerine en güvenilir adamlarından biri Chilsuk’u gönderir.Aradan yıllar geçtiği halde Chilsuk hala onların peşindedir ve bir gün çölde onlarla karşılaşır ve yakalamaya çalışır.Kaçarlarken Sowa çölde kum batağına düşüp ölür. (daha doğrusu öldü sanılıyor daha sonradan çıkacak tekrar karşımıza ) Neyse işte Dok Man babası hakkında bilgi almak için Şilla’ya gelir.Tipi ve davranışları erkeğe benzediği için herkes onu erkek zanneder oda çaktırmaz.Ve erkek numarasıyla Kim Yoo Shin’in alayına(birliğine) katılır.İşte bundan sonra olaylar başlar.Duk Man tüm gerçekleri bir bir öğrenir ve tahtı Mi Shil’a kaptırmayada hiç niyeti yoktur.

Şimdi öyle yarım yamalak anlattım biraz garip gelmiş olabilir ama nerden başlayacağımı bilemedim en kestirmeden bi taht mücadeledi desemde olur ama bu şaheser diziye haksızlık etmiş olurum..Gerçekten adı gibi muhteşem bir diziydi.Herkese şiddetle tavsiye ediyorum.Saray dizisi diye sıkılacaklarını düşünenler sakın düşünmesin çünkü her bölüm ayrı heyecan ayrı stres :D

Duk Man / Lee Yo Won

Kralın çocuklarından feda edilen ikiz :D Yok öyle yağma bn sefalet içinde büyüyeyim öbürki sefa oh ! :D Sonradan Mi Shil’ı alt etmeyi başarıp tahta geçen ilk kadın hükümdar olacak.İlk başta Yoo Shin’e yanık olup sonradan Bi Dam’a dönüyor ama kalı bahtı kör talihi bir araya gelmelerine izin vermiyor.Hepimiz bu yüze en son 49 Days dizisinden aşinayız.Ordaki Song Yi Kyung :D

Buda Duk Man’ın küçüklüğünü oynayan ‘büyük’.Öyle diyorum çünkü yaptığı oyunculuk görmeye değerdi..Çok başarılı maşallah :) Will It Snow For Christmas’ı izleyenlerde hatırlar ordada Han Ji Wan’ın küçüklüğünü de oynamıştı.

Mi Shil / Go Hyun Jung

Dizi boyunca ne desem sizlere ya yok böyle bi karakter ! Zaten bende öyle bi etki bırakmış ki kadın başka dizilerine bi türlüü adapte olamıyorum sürekli aklıma o soğuk nevala sinsi Mi Shil geliyor :D Şaka bi yana harika bi karakterdi çok şey öğrendim bundan kadında mübarek ne ararsanız var..

Kim Yoo Shin/Uhm Tae Woong

Tae Woong shiyi ilk bu dizide tanıdım.İyi ki tanımışım oda harika bi oyuncu.Dizi boyunca adalet,mertlik,cesaret vs. aklınıza gelebilecek her türlü ‘doğru’ adam ayaklarını güzelce oynadı.Zaten tipide çok yatkın bu rollere :) canım benimm :D :D Sonuna kadar Duk Man’ı sevdi ama sonunda gitti Mi Shil’ın akrabasıyla evlendi.Prennses çonmiyong da bi ara yanıktı Yoo Shin’e ama bu kabul etmedi zaten öldü dizinin yarısında diğer prenses.Zaten sevmiyordum onu kızın küçüklüğünü ne kadar tatlı bi kız oynuyordu büyüyünce bu Oh Yoon Ju yu koydular yerine ..uyuz şeyy hala unutmadım My Princess teki halini :D :D

Bi Dam/ Kim Nam Gil

Diziye her ne kadar sonradan katılsada önemli karakterler arasında yerini aldı.İlk başta bizi koparmıştı gülmekten hovarda halleriyle..ama sonradan saraya girdikten değişti  sinsi birşey oldu.Tabi gözü öyle parada pulda değildi tek istediği Duk Man olsada yinede yalnış şeyler yaptı buda onun sonunu hazırladı.ama yinede acımıştım yaa o öldüğü sahnede :(

Büyük usta Munno/ Jung Ho Bin

Chuncu / Yoo Seung Ho

Prenses çonmiyong’un oğlu..Prenses çonmiyong Chuncu’yu korumak için onu küçük yaşta manastıra gönderir.Annesi öldükten sonra Chuncu geri döner ama nasıl dönme..Salak ayağına yatarak kimsenin kendinden şüphelenmemesini,hedef olarak görmemesini sağlar.Ama aslında çok zeki bir şekilde planlarını uyguluyordur.İlk başta Duk Man’ıda annesinin ölümünden suçlu tutup ona karşı dursada sonradan onun yanında yer alıp ona yardım eder.

Dizide Duk Man’ın kraliçe olduktan sonra giydiği kıyafetlere ve başına taktıklarına bayıldım yaa hep takasım gelmişti o süslerden falan :D :D Hele şu aşağıdaki kıyafet ve başındakiler .. :D

Bu diziden güzel şeyler kaptım demiştim..Özellikle Mi Shil tam bi usta :D Söylediği sözler ve verdiği öğütler çok güzeldi..Mesela onlardan birisi hala aklımda;

Yeterince güçlüysen savaşırsın,

savaşamazsan savunmaya geçersin,

savunamazsan teslim olursun,

teslim olamazsanda yürür ölüme gidersin..

Kısaca en önemli karakterleri yazmaya çalıştım.Tabi bunların yanında bir sürü karakter daha var ama anlatılmaz tadılır cinsten karakterler ve diziydi.Gerçekten sizlere gözüm kapalı tavsiye ediyorum.İzlemeyen çok şey kaçırır.Son olarak çok güzel bi ostye sahipti..Geneli enstrümantel tarzda şarkılardan oluşuyor.Bunlardan bi kaçını seçip koyuyorum ama sizde biliyorsunuz ki bazı şarkılar vardır görüntülerle sizleri etkiler..işte bu şarkılarda belkide diziyi izlemeden size hiçbirşey ifade etmeyecek..bilemiyorum ama ben çok seviyorum bu ezgileri :)

bu müzik çaldığında hep önemli birşeyler oluyordu..heyecan dorukta olurdu :D :D

Mi Shil’ın bardaklarla yaptığı müzikte güzeldi..buda zaten kötü birşeyler olacağı zaman çalardı :D

Will It Snow For Christmas? Noel’de Kar Yağacak mı?

Bu diziyi aslında Go Soo aşkıyla geçen sene izlemiştim ama yazmak şimdi geldi aklıma.Belki merak edenler vardır yoksada sorun değil yazacağım yinede :D Ama çok ayrıntılı yazamayacağım çünkü dediğim gibi önceden izlediğim bi diziydi ve her ismi yada olayı hatırlamıyorum.O yüzden önemli kişileri ve hafızamda yer tutan sevdiğim sahnelerden bahsedeceğim.Evet hikayemiz şöyle ki ;Cha Kang Jin , üvey kardeşi ve annesiyle birlikte annesinin yıllar önce yaşadığı kasabalarına taşınırlar.Burada Han Ji Wan’a aşık olur ama ayrı düşerler.Ve aradan 8 yıl geçtikten sonra tekrar karşılaşırlar.Peki kader izin verecek mi birlikte olmalarına? Tadaaam işte kısaca konu bu :D Karakterlere geçersek;

Cha Kang Jin annesinin erkeklerle olan ilişkilerine,onların sürekli onu itip kakmasına  dayanamaz ama bu konuda birşeyde yapmaz.Babasından kalan tek şey olan kolyesini yanından hiç ayırmaz .Hatta ona yeri gelir babası gibi davranır.Kasabalarının doktoru Han Jun Su’nun kızı Han Ji Wan’la birbirlerine aşık olurlar.Bir gün Cha Kang Jin kolyesini,Han Ji Wan yüzünden suya düşürür.Ve bir daha da bulamaz ama kolye yıllar sonra Han Ji Wan’da çıkar.

Han Ji Wan,kasabalarının zenginlerinden kasabanın biricik doktoru Han Jun Su’nun kızıdır.Dik başlı,sürekli başına dert açan ama tam bi yardım meleğidir hiçbir zaman haksızlığa gelemez.Oda, Cha Kang Jin’e aşık olur.Bir gün Cha Kang Jin kolyesinin onun yüzünden suya düşürünce kendini çok suçlu hisseder ve günlerce onu arar ama bulamaz.Han Ji Wan’ın bu harap haline dayanamayan  abisi Ji Yong – ki kendisi çok başarılıdır ve kasabanın gurur kaynağıdır- kolyeyi bulmak için suya girer ama bir daha çıkamaz.Abisinin ölümünden kendini suçlu tutan Han Ji Wan bir gece gizlice kasabayı terkederek sırra kadem basar.

Yıllar sonra Han Ji Wan kendine yeni bi hayat kurar.Ve burda Park Tea Jun ile evlenmeye hazırlanır.Park Tae Jun ile Cha Kang Jin aynı yerde çalışmaktadırlar.Ancak çalıştıkları şirketin sahibinin şımarık kızı Park Tae Jun’u sevmektedir ve onu kaybetmemek için intihar eder.Tabi Park Tae Jun hemen düğünü bırakıp ona gider.Ve böylelikle düğün ertelenir.

Woo Jung,Park Tae Jun ve Cha Kang Jin’in .alıştığı şirketin sahibinin kızıdır.Şımarık,ukala kendini beğenmiş bi tiptir.İlk başta Park Tae Jun’u sevsede sonradan Cha Kang Jin’e aşık olur ama ondan yüz bulamayınca tekrar Park Tae Jun’a döner.Sonralara doğru iyi biri olmaya başlayıp gönlünüzü almayı başarıyor.

Ve son olarak Cha Kang Jin’in ömür törpüsü ama aslında sevdiğim annesi Cha Chun Hee.Eskiden bar kadını olarak çalışıyormuş, bırakmış ama hala herkes ona öyleymiş gibi davranıyor.Han Ji Wan’ın babası Han Jun Su ile eski aşıklar. han Jun Su tarafından terk edilince kasabayı terk eder.Ama aslında Han Jun Su’da hala Cha Chun Hee’yi sevmektedir ancak itibarını kaybetmek istemediği için onunla birlikte olamamıştır.

İşte karakterler kısaca bunlar.Ee bunlar yıllar sonra nerde nasıl karşılaşıyorlar derseniz, Cha Kang Jin,Park Tae Jun’la arkadaş olduğu için onun düğününe gider ve orada Han Ji Wan’ı görür.İkiside birbirini tanır ama tanımamazlıktan gelirler.Sonra,tabi Cha Kang Jin dayanamaz.Çünkü hala onu sevmektedir.Han Ji Wan’da Cha Kang Jin’i hala sevmekte ama abisine ona utancından dolayı hep kendini ondan uzak tutar.Ama nereye kadar ?

Genel itibari ile güzel bi diziydi..Goo so aşkımı başlatan dizidir kendisi..Ostsi ne gelirsek bir şarkı hariç diğerleri güzel değildi.Yan karakterlerden de bi Han Ji Wan’ın annesini sevmedim uyuz oldum ya kadına ! Başlarına o kadar çok şey geliyor ki yeter artık birlikte olsunlar diyorsunuz bi zaman sonra hele de sonlara doğru annesinin hafızasını kaybedip Cha Kang Jin’i oğlu Ji Yong sanması falan tam bi işkenceydi.

Aklımda kalan en sevdiğim sahne heralde şeydi.Tam hatırlayamıyorum aralarında geçen konuşamayı ama kabataslak şöyleydi; Cha Kang Jin geceçalışıyorken Han Ji Wan gelir ve Cha Kang Jin’la kısa bi sınav yapacağını söyler.Cevaplara da evet ise O hayır ise X demesini söyler.Cha Kang Jin’in arkası dönük çizim yapıyormuş gibi davranıyor ama kulağıda Ji Wan’da.Ji Wan bi kaç soru sorar ve Cha Kang Jin cevap vermeyince onu yerine, Cha Kang Jin’in sırtına eliyle O yada X çizerek cevaplar.En son beni seviyorsun değil mi diye sorar.Kang Jin yine cevap vermeyince Ji Wan’da eli boş odasına döner.Ama sonradan bir bakar ki Cha Kang Jin’in çizim yaptığı kağıdın üzerinde kocaman bi O çizili. Anlatmakla olmaz ya izlemeniz lazım çok hoştu burası :) :)

Sonra, şu sahne çok komikti..Han Ji Wan kolu kırık numarası yapar ama sonra dalgınlıkla kolunu kullanınca foyası ortaya çıkar :D :D

işte o meşhur kolye :D

Dediğim gibi harika bi ost si yoktu..ama aralarından bu şarkılar idare ederdi..dinlenebilir :)

Previous Older Entries

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 175 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: